Otizm, kızımda var olduğunu öğreninceye kadar adını bile duymadığım bir engel, bir hastalık (geçmişe not: hastalık değilmiş meğer).

Kişinin kavramları bir arada her seferinde doğru düzgün işleyememesi olarak tarif ediyorum ben. Daha yaygın bir tanımı ise “Doğuştan olan, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen nörobiyolojik bir bozukluktur.”

Temel belirtiler genellikle hep aynıdır;

  • İletişim kuramama ve bağlı olarak içe kapanıklık
  • Öğrenmede seçicilik, yani bazı alanlarda gereğinden iyi iken bazı alanlarda öğrenme güçlüğü yaşanması
  • Tekrarlı hareketler gösterme

Tabii ki bunlar en temel benzerlik ya da belirtiler. Bunun yanında otistik bireylerin kendilerine has başka belirti ve davranış bozuklukları da olabilmektedir.

Otizm, tedavisi olmayan bir rahatsızlık ve engellilik hali. Kendi kendine yetebilme anlamında verilebilen rehabilitasyon eğitimi dışında yapılabilecek birşey şu an için yok.

Bu konuda çalışan neredeyse her ilde ailelerin kurduğu dernekler var. Bazılarının bir araya gelmesiyle de otizmplatformu adında bir STK mevcut.

Bu konuda internet üzerinde doğru ya da yanlış bir sürü bilgiye ulaşmak mümkün. Nedeninin tam bilinememesi ya da bilinen nedenin ortadan kaldırılamaması nedeni ile tıp biliminden de yeterli destek sağlanamıyor.

Otizm, görülme sıklığına bakıldığında toplumu oldukça ciddi olarak tehdit eden bir rahatsızlık.

Bakalım gelecek bu konuda neler getirecek…